
26.Haziran.2019, 07:49
|
|
Senior Member
|
|
Üyelik tarihi: 23.Mayıs.2019
Mesajlar: 470
|
|
Uyku - Hergün Yaşanan Ayrılık
Uyku - Hergün Yaşanan Ayrılık Uyku, hayatımızın gündelik bir dönüm noktasıdır. Her akşam, çocuk anne-babasından ayrılır. Ne olduğunu tam da bilmediği bir dünyaya, uykunun dünyasına gider; sabaha art dönmek üzere.
Bu ayrılık noktasında, çocuklar tedirginleşebilir, ayrılmak istemeyebilirler. Uyandığında herkesi ve herşeyi bıraktığı gibi bulabileceğinden emin olmak isterler.
Günlerinin nasıl geçtiği, geceye, uykuya geçişlerini belirleyebilir. Uyku tarzı, bir bakıma, pek de basit değişmeyen bir özellik olarak, çocuğun yapısı, özellikleri ve özellikle ayrı olmaya dayanıklılığı hakkında düşünce vericidir.
Bu dönüm noktasının en müsait nasıl geçileceğini bilebilmek için uykuyu tanımalıyız. Bu yazıda uykunun özellikleri ve uykuyu kolaylaştırıcı düzenlemeler hakkında bilgiler bulacaksınız. Hayatta kalabilmek için uyumak zorundayız. Bugünden on binlerce yıl öncesinde yaşamış atalarımız açısından düşündüğümüzde, uyumak çok tehlikeliydi. Onlar, vahşi doğanın içinde güvensiz koşullarda, vahşi hayvanlara yem olmadan uyumayı sosyal dayanışma sayesinde başardılar. O dönemlerde, insanların hep birlikte ve nöbetleşe uyuduklarını biliyoruz. Sosyal bir öbek içindeki birey, grubun koruması altında güven içinde uyuyabilmekteydi.
Şimdi artık hayatımızda vahşi hayvanlar yok; ama tekrar de rahat bir uykuya dalabilmek için güvende olduğumuzu hissetmemiz gerekiyor. Bir kabile ya da öbek olarak uyumak pek mümkün ve pratik gözükmese de, çocuklar yanlarında birilerinin varlığına fazlasıyla ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaç günümüzde başkalarının fiziki varlığı şeklinde olmasa bile, psikolojik olarak varlığını hissettirmesiyle karşılanabilir.
Başkaları için değerli olduğunu bilmek, güvende olduğunu hissetmek özellikle çocukların uykuya rahat dalabilmelerinde önemli bir rol oynar. Rahat edemeyenler, ailenin psikolojik varlığı ile yetinemeyenler, anne-babalarının yatağına atıverirler kendilerini...
|