Anne babalar çocuklarıyla oyun oynarken nelere dikkat etmeli?


1. Çocuğunuzun liderliğini izleyin:
Çocuğunuzla oyun oynamanın ilk adımı kendi fikrinizi empoze etmek yerine çocuğunuzun liderliğini, fikirlerini ve düş gücünü takip etmektir. Komutlar ve yönergeler vererek aktiviteleri organize etmeye çalışmayın. Çocuğunuza herhangi bir şey öğretmeye çalışmayın. Onun yerine, çocuğunuzun hareketlerini taklit edin ve onun size söylediklerini yapın. Kısa zaman sonra göreceksiniz ki siz arkanıza yaslanıp ona kendi düş gücünü deneyimleme fırsatı verdiğinizde çocuğunuz oyunla daha çok ilgilenmeye ve daha yaratıcı olmaya başlayacak. Bu yaklaşım çocuğunuzun kendi başına oyun oynama ve düşünme becerisinin gelişimini de destekleyecektir.


2. Oyunun hızını çocuğunuza uydurun: Küçük çocuklar oyun oynarken, aynı aktiviteyi yine yine yapma eğilimindedirler. Çünkü çocuklar kendi becerilerine güvenmeyi başarabilmek için aynı şeyi pek çok kez tekrarlamaya ihtiyaç duyarlar. Eğer henüz hazır değilken yeni bir şeyi denemeye itilirlerse kendilerini yetersiz hissedebilirler ya da düş kırıklığına uğrayıp ebeveynle oynamaktan vazgeçebilirler. O nedenle, oyunun hızını çocuğunuzun temposuna müsait hale getirdiğinizden emin olun. Düş gücünü kullanabilmesi için ona bolca zaman verin. Sadece sıkıldığınız için onu zorlamayın. Oyunun temposunu çocuğunuza uydurmak çocuğunuzun dikkat süresini genişletecektir ve tek bir aktiviteye belli bir süreliğine odaklanmasını teşvik edecektir.


3. Çocuğunuzun ipuçlarına duyarlı olun: Çocuğunuzla oynarken size verdiği ipuçlarını takip edin. Eğer yapboz yapmakla ya da her hangi başka bir oyunla ilgilenmiyorsa çocuğunuzun yapmayı istediği bir aktiviteye geçin. Ona periyodik olarak yeni aktiviteler sunabilirsiniz ve alaka gösterdiğinde destekleyici şekilde ona karşılık verebilirsiniz. Eğer oynadınız kart oyunu sinema bileti satmak, fırlatma oyunu gibi tamamen başka bir şeye dönüşürse sakın endişelenmeyin.


4. Güç mücadelesine girmeyin: Pek çok ebeveyn farkında bile olmadan çocuklarıyla bir rekabet ilişkisi kurar. Oyun oynarken çocuklarına oyunu kuralına göre oynamayı ya da kaybetmeyi öğretme gereği duyarlar ya da oyunda kendilerine düşen kısmı o kadar iyi yaparlar ki çocuğun kendini yeterli hissedebilmesine fırsat vermezler. Oyunun esas amacı çocuğun kendini yeterli ve bağımsız hissetme duygusuna katkı sağlamak ve çocuğa denetim ve gücü ele almak için müsait fırsatı vermektir. Çocuklar yetişkinlerle etkileşimlerinde bu şanslara çok az sahip olurlar. Oyun, kontrolü çocuğa vermenin ve kendi kurallarını uygulamasının güvenli olduğu tek zamandır.



5. Çocuğunuzun fikirlerini ve yaratıcılığını övün ve cesaretlendirin: Çocuğunuzla oyun oynarken onu yargılamayın, düzeltmeyin ya da onunla zıt gitmeyin. Önemli olan şey çıkan ürünün ne olduğu değil çocuğunuzun yaratıcılığı ve deniyor olmasıdır. Çocuğunuzun fikirlerini, düşüncelerini ve davranışlarını övmenin yollarını bulmaya çalışın. Odaklanma, kararlılık, problemi çözmek için çabalama, yaratıcılık, duygularını anlatım etme, işbirliği yapma, motivasyon ve özgüven gibi bir çok beceriyi övebilirsiniz. Çocuğunuzu övme yöntemlerini öğrenirken bir egzersiz olarak her 2 ya da 3 dakikada bir çocuğunuzun yaptığı bir şeyi övmeyi deneyebilirsiniz.



6. Düş gücü ya da taklide dayalı oyunlar oynayarak duyguları anlamayı öğrenmesini teşvik edin: Çocukların taklit oyunlarını teşvik etmek sadece çocukların düş dünyasını, yaratıcı düşünce ve öykü anlatma becerisini geliştirdiği için değil çocuklara duyguları düzenlemeyi ve paylaşmayı öğrettiği için de faydalıdır. Pek çok sağlıklı çocuk taklit oyunlarını 3 yaş civarı yapmaya başlar ve bazıları 18 aylık kadar erken bir zamanda bile yapabilir. Hayali arkadaşlar 4 yaş çocuklarında yaygındır. Bu tarz oyunları teşvik etmeniz önemlidir. Çünkü bu oyunlar çocuğunuz pek çok duygusal, zihinsel ve sosyal beceriyi kazanmasına katkı sağlar. Kutuların ve sandalyelerin ev ve saray olmasına ruhsat verin, oyuncaklar akrabalara, arkadaşlara ve favori çizgi film karakterlerine dönüşsün. Taklit, düş gücü oyunları çocukların neyin gerçek neyin gerçekdışı olduğunu anlamalarına yardımcı olur. Rol oyunları bir başkası olma hissini deneyimlemelerine yardım fiyat ki bu da başkalarının hislerini anlama ve onlara duyarlı olmayı öğretir.



7. Açıklayıcı yorumlar yapın: Genelde ebeveynler oyun oynarken art arkaya sorular sorarlar: “Bu hayvan ne?”, “Kaç adet beneği var?” , “Nereye gidiyor?”, “Ne yapıyorsun onunla?”. Sorular sorarak ebeveynler çocuğun öğrenmesine yardımcı olduklarını düşünürler ama bu yaklaşım genelde tam tersi tesir yaratır: çocuklar daha kapalı, sessiz ve özgürce konuşma konusunda çekingen hale gelirler.

Çocuğunuzun oyunuyla ilgili olduğunu göstermek için çocuğunuzun ne yaptığı hakkında destekleyici yorumlar ve açıklamalar yapmalısınız. Bu yaklaşım dil gelişimini de aktif şekilde stimüle etmektedir. Örneğin, “Arabayı garaja koyuyorsun. Şimdi otomobil benzin alıyor.” vb. Kısa zamanda çocuğunuzun kendiliğinden sizin yorumlarınızı taklit etmeye başladığını göreceksiniz. Eğer açıklayıcı yorumlar sunmak konusunda kararlı olursanız çocuğunuzun bu tarz bir ilgiden çok hoşlandığını ve bu iletişim şeklinin çocuğunuzun sözcük hazinesine katkıda bulunduğunu görürsünüz.

Eğer soru soruyorsanız, sayısını kısıtlı tutmaya ve aldığınız cevaptan sonra çocuğunuza müspet geribildirim vermeye mutlaka dikkat edin. Örneğin, “Bu hayvan nedir?” diye sordunuz ve çocuğunuz “Zürafa” diye yanıt verdi, bu durumda “Evet zürafa. Sen hayvanları tanıyorsun. Hem de bu zürafa sarı.” diye bir ekleme yapabilirsiniz.



8. Çocuğunuzun problemi tek başına çözme becerisini teşvik edin: Bazen ebeveynler yardımcı olmaya çalışırken, çocukların nasıl sorun çözüleceğini ve kendi başına oyun oynanacağını öğrenmesini zorlaştırırlar. Ebeveynin çok çok yardım etmesi ya da işin tamamını üstlenmesi çocuğun başarı, kendine güven hissini azaltmakta ve yetişkine bağımlılığı teşvik etmektedir. Çocuğunuza onun için yapbozun tamamını yapacağınızı söylemek yerine beraber yapmayı önerin. Sadece ihtiyacı olan kadar destek verin ve yapboz üzerinde çalışmaya devam etmesi için onu övün. Bir başarı hissi yaşamasına olanak vermeyecek kadar çok yardım asla vermeyin.



9. Oyuna alaka gösterin: Çocuklar sessizce oyun oynarken pek çok ebeveyn doğal olarak bu durumu kendi işlerini tamamlamak için bir fırsat olarak görür- aş yapmak ya da gazete okumak gibi. Bunu yaparak, çocuğa sessizce oyun oynamasını ne kadar takdir ettiğinizi gösterememiş olursunuz. Sonuç olarak çocuğunuz tek başına, düzgün bir şekilde oyun oynadığında kendini görmezden geliniyor hisseder ve sadece gürültü çıkardığında ya da dikkat çekmek için bilinçli bir şeyler yaptığında alaka toplayabildiğini düşünür.

Çocuğunuzun düzgünce oyun oynamasını takdir etmeli ve oyununa aktif olarak katılmalısınız. Eğer oyuna alaka gösterirseniz, sizin dikkatinizi çekmek için uygunsuz yollar bulmaya daha az ihtiyaç duyacaktır. Aslında, pek çok ebeveyn baba çocuklarına düzenli olarak günde yarım saatlik oyun vakti ayırdıklarında, daha sonra kendilerine özel zaman ayırmaya daha çok fırsat bulduklarını söylemektedir. Eğer çocuklar her gün düzenli olarak ebeveynden belli bir alaka görecekleri konusunda emin olurlarsa, alaka çekmeye yarayacak uygunsuz davranışlar buluş etmek zorunda kalmıyorlar.